<$BlogMetaData$>


 

 



5/5/2008

HAFTANIN DUASI...

Gönlümü dua etme ihtiyaç ve iştiyakıyla donatan Rabb-i Rahim’e kendisine yapılan münacâtların harfleri adedince hamd ü senâ ediyor, tazarru ve niyaz âdâbını talim buyuran Rehber-i Ekmel Efendimiz’e, mübarek hanesinin seçkin fertlerine ve Ashab-ı güzînine ağzı dualı kulların nefesleri sayısınca salât ü selam gönderiyor; Şefkat Peygamberi’nin hak nezdindeki kıymetini şefaatçi edinen bir merhamet dilencisi olarak bir kere daha Cevâd ü Kerîm’in dergahına el açıyorum:

Allahım nice ümit ve emellerimi gerçekleştirdin, onca beklenti ve taleplerime cevap verdin.. beni kaç kere sevdiğin ve hoşnut olduğun işlere muvaffak eyledin.. hastalıklarıma şifa lutfettin.. ve bendeni hasımlarının ellerine ve dillerine düşürmedin. Ey bu lütf u ihsanlarda bulunmasa bile, Zatı itibarıyla bütün hamd ve senâlar hakkı olan Meşkûr u Mahmud, şükürler olsun Sana.

Allahım, i’tikad, söz ve amel bakımından şanına lâyık olmayan her türlü kusurdan Zatını yüce tutma ve Sana layık olan sıfatları da isbat etme adına dile getirilen sözlerin en güzelleriyle, renk renk, desen desen tesbîh ü takdîs ifadeleriyle Seni anmak istiyorum. Sırf Senin hoşnutluğunu gözeterek ve rızana ermiş bir kul olma ümidi besleyerek Seni tesbîh ü takdîs etmeyi arzuluyorum. Bu talebimi gerçekleştirmeyi nasip eyle Allahım, beni bu devletten mahrum kılma, rahmetine açılan ellerimi boş koyma. Bendeni, hatalarını itiraf edip pişmanlıkla kıvranan, herhangi bir inhiraftan sonra yeniden toparlanıp dergahına yönelen, büyük-küçük her gaflet karşısında himmet kanatlarını açıp Senin inâyetine sığınan “tevvâbîn” unvanlı kullarının arasına kat. Bu perişan kulunu bilhassa seher vakitlerinde istiğfara sarılarak Senin mağfiretini dileyen Hak erlerinin safına dahil et; beni günahlardan, ayıplardan, isyanlardan, kusurlardan ve hakka muhalefet etme tehlikelerinden arındır.

Ey kendisinden istekte bulunulanların en cömerdi ve ey talepleri yerine getirenlerin en hayırlısı Yüce Rabbim!.. Bilerek ya da bilmeyerek işlediğim günahlardan dolayı beni yarlığamanı ve hususi himayene, ilahî riâyetine almanı diliyorum.  Sana karşı her an kulluk şuuruyla yaşayabilmenin kapısını ve ihsan sırrını benim için aç; beni peygamberlerin, sıddîkların, şehitlerin ve sâir sâlih kulların yoluna hidayet eyle.

Efendiler Efendisi’ne, O’nun nezih aile fertlerine ve seçkin arkadaşlarına salât ü selam ederek bunları Senden dileniyorum, Rabbim!

             alıntı

5/5/2008

ÖZLEDİK SENİ YA RESULALLAH...

 

Hangi  kelime  seni anlatmaya  yeter… İçimde ki  hangi duygu  sana  olan  hisselerimi  tasavvur  etmeme  imkan  tanır… Bilmiyorum…. Tek  bildiğim  her  şeyde, her yerde izini  aradığım… Ne kadar  yolundayım, ne kadar  uyabiliyorum  bize  bıraktığın  miraslara… Ümmetim  dediğin  kulların  içinde miyim? Ey  Kainatı  Server,  Ey  uğruna  Rabbimin  alemleri  yarattığı  güzel  insan… Ey en güzel  dost… Anlatamıyorum  içimdekileri…Oysa diyordum ki  taştı taşacak  kelimler  gönlümden…Ne  zormuş meğer  senle  konuşmak… Ne  zormuş  sana  seni  anlatmak…İnsan  kendine, gönlüne   anlatıyormuş da seni, sana  anlatamıyormuş  içindeki  seni… Sen  gideli  çok  oldu   diyor  takvimler… Bizim  gönül  takvimimizse  hiç  ayrılık  göstermiyor… Hiç  gitmemişsin  gibi,  hep  bizdesin, hep  bizlesin  gibi… Her  an  elimizden  tutuverecekmişsin  gibi…Seni  anlatan şiirler, naatlar, ilahiler  dinliyoruz  hep… Dinlerken  yanımızda  hissediyoruz  seni…İstediği  kadar  takvimler  senin gidişini  yazsınlar… Madem  yanımızda  hissediyoruz  seni, demek ki sen  gitmemişsin, bizdesin, bizlesin… Çocuklarımıza  anlatıyoruz  seni, Ehl-i Beytini, Ashabını, güzel  annelerimizi… Anlatırken  çocuk oluyoruz  biz de  ilk kez  duyuyormuş  gibi… Hicreti  yaşıyoruz  o küçük  yüreğimizle…Çocuklarımız  bir  soru  sorup  gerçek  dünyaya  döndürdüklerinde  bizi  hicretin  izi  kalıyor yüreğimizde, bir de  gözlerimizden  süzülüp  yanaklarımızda  konaklayan  birkaç  damla  yaş…Her gün  bıkmadan  anlatıyoruz  seni,  o küçücük  yürekler  senin  sevginle,  hasretinle  büyüsün  diye…Seni  tanısınlar,  seni  bilsinler  ve  senden  olsunlar  diye… Anlatırken  çoğalıyoruz,  çağlıyoruz  aslında bir  şelale  gibi…Gülleri  anlatıyoruz  onlara,  gül  kokularını… Güllerden  güzel  olan  seni… Gül kokusu  sarıyor  o vakit  her  yeri… Ben  geldim  dercesine  ruhumuzu  okşuyor  o gül  kokusu… Dingin bir  limana  dönüyor  o zaman  yüreğimiz… Bir  lahza olsun,  dünya  işlerinden  bunalmış , yüreğimiz  gerçeğe  dönüyor, ebediyeti  hatırlıyor,  dinleniyor…Asr-ı  Saadet  iklimi  sarıyor  bedenimizi, yüreğimizi… Dört  mevsim  yalan  oluyor  o zaman,  öyle  bir  iklim ki  gelen… Sağnak  olup  boşalıyor  yaşlar  önce, sonra  sonra  her taraf  bahar… Birden  yaz  geliyor  ruhumuza,  gülücükler  oluşuyor  yüzümüzde… Ne  mutlu ‘  O  var. Kutlu  peygamberimiz  var… Onun  yolundayız  inşallah… O’nunlayız, O’ndayız…’  diyoruz  kendi  kendimize… Sonra  bir  sağanak  daha… Bu  hasretin  yakan  ateşini  söndürmek  için  ruhumuzun,  gönlümüzün  akıttığı  yaşlar… İçimizde ki  hasret ateşi  hiç  sönmedi,  sönmeyecek… Belki  her gün artarak  daha da  yanacak… Senin  uğruna  yanmak  bile  güzel,  her gün yeniden  yansak da…Seni  çok  özledik  Ya  Resulallah… Binlerce  salatu selam  sana, Ehl-i Beytine, ashabına, ailene…

                                                                  F.D

 

28/4/2008

HABİBULLAHI SEVMEK...

 

HABİBULLAHI  SEVMEK...

AMA  GERÇEKTEN  TÜM  BENLİĞİMİZLE, TÜM  HÜCRELERİMİZLE 

SEVMEK...

 

20/4/2008

 

DEĞERLİ  DOSTLARIM,  ARKADAŞLARIM VE

  BLOĞUMU  TESADÜFEN DE  OLSA  ZİYARETE  GELEN  ARKADAŞLAR

3 GÜN ŞEHİR  DIŞINDA  OLACAĞIMDAN 

ARANIZDA  BULUNAMAYACAĞIM...

YÜREĞİM  SİZLERDEN AYRILACAĞI İÇİN BURUK

AMA  GİTTİĞİM YERLERE SİZLERİ DE  GÖTÜRECEĞİM 

İNŞALLAH...

BU SÜRE  ZARFINDA  BIRAKACAĞINIZ  MESAJLAR  İÇİN 

TEŞEKKÜR  EDERİM...

DÖNÜNCE  HEPİNİZİ  ZİYARET  EDECEĞİM

İNŞALLAH...

SELAM  VE  DUA  İLE...

ALLAH'A  EMANET  OLUN...

PageRank

MENZİL.NET'TEN


Go to ImageShack® to Create your own Slideshow